Tabi bu değer düşüş altında, sabit gelirli vatandaşlarımızın mağdur olmaması için devletimiz çalışanlarına enflasyon oranında ''zam'' yapmaktadır. Peki bu enflasyon neye göre ve nasıl belirleniyor?
Türkiye İstatistik Kurumu, (TÜİK) kendisine bir sepet hazırlıyorlar. Bu sepet, halkın ''temel'' ihtiyaçlarının içeriğini belirleyip, içeren malların fiyat artışlarındaki oranından enflasyonumuzu hesaplıyorlar. Peki bu sepette neler var acaba?
Sepetimiz tam 454 madde içeriyor. İçeriği ise tam bir komedi niteliğinde. İçlerinde olan malların bir kaçını şunlar oluşturuyor: hortum, dinamit, cam yünü, flüt, soba borusu, çalı süpürgesi, pinpon topu... Tabi yiyeceklerimizi de unutmamış sevgili TÜİK. Yiyeceklerden en komikleri ise şunlar: deve eti, ördek eti...
Gelelim bana göre sepette bulunması gereken ve bulunmayan ürünlere. Şunlar sepetimizde olmayanlar: peynir, zeytin, şeker, yumurta, makarna, ekmek(ki en temel ihtiyaç), kahve.
Evet kendimize şimdi şunu soralım. En son ne zaman dinamit aldık? Yada ilkokulda bir kaç kez çalmaya çalıştığım flütten... Bir ailenin geçimini pinpon topuyla mı belirliyoruz peki? Ben nerede deve eti satıldığını bilmiyorum, görmeyi ve yemeyi geçtim. Tabi sepette bunlar olunca devletimiz çok güzel bir ''zam'' yapmış oldu bu sayede çalışanlarına.
Bu tür ekonomik hesaplarda çok oyunlar döndüğü açık. Güzel bir fıkra ile sonlandıralım yazımızı.
Bir matematikçi, bir muhasebeci ve bir ekonomist aynı işe baş vururlar.
Görüşmeci matematikçiye sorar:
- ‘iki kere iki kaç eder?’.
Matematikçi kendinden emin bir vaziyette cevap verir:
- ‘Dört!’.
Görüşmeci sorar:
- ‘Kesin dört mü?
Matematikçi kendinden emin cevabını tekrarlar:
- ‘Evet, kesin dört!’
Matematikçi çıkar ve ekonomist odaya girer. Bu sefer görüşmeci aynı soruyu
ekonomiste yöneltir. Ekonomist yanıtlar:
- ‘Ortalama dört eder, yüzde 10 aşağı veya yukarı oynayabilir, ama ortalama
dört eder!’.
Ekonomistte de çıkar, muhasebeci odaya girer, aynı soru ona da sorulur.
Muhasebeci ayağa kalkar, kapıyı kilitler, panjurları indirir ve görüşmeciye
yaklaşarak kulağına hafifçe ve gizemli bir şekilde sorar:
- ‘Kaç etsin istersiniz?
Sanırım durumumuzu en güzel bu olay özetliyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder